18 Haziran 2009

bravo Ayşe

yazan Ehe : 16:41 4 yorum

Sabah gazetesinin yazarlarından Ayşe Özyılmazel'in yazısına bayıldım..

Amacım kötülemek değil ama ünlüler arasında en ısınamadığım isimi konu almış yazısında ve yazdıklarına aynen katılıyorum..
Her konuda kendini en üstte ,en profosör,en en... gören bir bayan kendisi
Platesin kraliçesi oldu bir anda,1 yılda 2 yaş gençleşti....

Eminim kimden bahsettiğimi anladınız,isim telafuz etmeye gerek yok :)

16 Haziran 2009

bir dünya keçe...

yazan Ehe : 23:04 1 yorum



tesadüfen keşfettim bu siteyi..içinde keçe ile ilgili her türlü site adresi var.sanatsal,seri üretim,oyuncak,çanta,hazır keçe satışı..ilgilenenlerin muhakkak gezmesi gereken bir site...


...iyi turlar..

seramik çalışmalarımdan bazıları

yazan Ehe : 11:58 2 yorum
seramik denemelerim

serbest fitil çalışmam

eli belinde kız motifli kutu çalışmam

hacı yatmaz mumluğum


mezuniyet projelerim ve çılgın çaydanlık çalışmam

resim aynı ben...

yazan Ehe : 10:40 1 yorum
bugün hiç havamda değilim,terste kalkmadım ama bir ağırlık var üstümde..Uzun zamandır kafamı meşgul eden bir kaç konu var ,onlar bu sabah hücum ettiler beyin hücrelerime herhalde...Defne'yi de okula çok zor götürdüm,o da huysuzdu bu sabah..
Neyse ayıptır söylemesi poğaçamı ,nescafemi aldım bilgisayar başına oturdum kafam dağılsın diye..

Birazdan da gazetemi okurum,sonra Defneyi alıp,kaldığım yerden koşturmacaya devam ederim

15 Haziran 2009

her şeyi bilen kadın

yazan Ehe : 15:32 0 yorum


Geçenlerde bir gazetede okudum ,Lipton, herşeyi bilen kadın diye bir oyun yapmış..Bilen kadınımız da Şenay Gürler..merak etmiştim bugün aklıma geldi oynadım "Hoparlör" tutmuştum..20 soru sonunda bildi..ve en sonunda da" ben demedim mi herşeyi bilirim" dedi :)

güzel ,keyifli..ben Şenay Gürleri çok beğenirim özellikle ses tonunu.....

oynamak isteyenler buradan oynayabilirler

13 Haziran 2009

son kitabımız"doktorda"

yazan Ehe : 23:30 0 yorum

Geçenlerde carrefour'dan Defneye 'Doktorda' adında bir kitap aldım.Kitap Tübitak Popüler Bilim Kitapları'ndan.Kitap anlatımı inanılmaz sade,hatta birebir doktor ağzından çıkmış gibi.

Burada biz annelere iş düşüyor,hikayeyi biraz süsleyerek anlattığımız zaman çok daha dikkat çekici oluyor.

Kitabı her okuduğumuzda Elif'in yaptıklarını aynen uyguluyoruz
"anee ilaç alırkende dilimi çıkarcakmıyım"
"hayır bebeğim,sadece doktor boğazına bakarken çıkaracaksın"
"hııı"
Boğazına bakalım bağdemciklerin şişmiş mi?
-kontrol-
"annee ben hastamıyım"
"hayır aşkım turp gibisin"
Bu replikler kitabı her okuduğumuzda aynen tekrarlanıyor :)

Kitabın en iyi yönü kızım kulağı muayene etme aletinin otoskop,nefes dinleme aletinin de stetoskop olduğunu artık biliyor,inanılmaz şekilde de ikisini aynen yazıldığı gibi söylüyor

ilkinde söyleyemedi ,aramızda bir oyun oluşturduk..ilk öğrendiğinde söyleyemediği kelimeleri heceleyerek öğreniyoruz

"stetoskop"
"siskopta"
hayır annecim "ste" de
"ste"
"tos"
"tos"
"kop"
"kop"
"stetos"
"stetos"
"stetoskop"
"stetoskop"
ve sonra Defne aynen benim ona öğrettiğim gibi bana heceletir..

Yanlış bir yöntem mi bilmiyorum ama ilk konuşmaya başladığından beri hep böyle öğrettim zorlandığı kelimeleri,o yüzden mi bilmem yaşıtlarına göre inanılmaz net ve doğru kullanır kelimeleri..

Anlatmak istediğim ve inanılmaz şaşırıp keyif aldığım esas konuya geleyim...

Defne kitaplara çok düşkün (tık tık tık ..tahtaya vurdum)ve kitaplarda inanılmaz ayrıntıları farkedip bana sormasına hayranım.Mesela pinokyo kitabını okurken ben göstermediğim halde her sayfada pinokyonun tahtalarını birleştiren vidalara takmıştı kafayı her sayfada onları gösteriyordu..bu kitapta da ilginç birşey yaşadım.Küçük kardeş Arda'nın her sayfada elinde oyuncak bir maymun var(mış).Doktorun bekleme salonunda Arda yanındaki çocuğa kızarak bakıyor.


Defne "anne bak çocuk Arda'nın mamununu almış,Arda ona kızıyor" dedi Bu kitabı günde kaçkere okuduğumu bilmiyorum o kadar çok yani,ama hiç birinde buna dikkat etmemiştim..resmin bütününe bakmıyor, detay detay inceliyor..

bir dönem anaokulunda öğretmenlik yaptım,çevremdeki akraba ve arkadaşların çocuklarına kitap okudum hiç böyle detaycı bir çocukla karşılaşmadım,..
Umarım bu detaycılığı(dozunda tabii) ve kitaba olan düşkünlüğü bir ömür sürer..
Dün akşam tam uyuyacak "ayıı (hayır demek ) ben uzun istemiyorum kısa olsun"dedi gözleri kapalı...sonra gözlerini hafif aralayıp"anne ben senin karnındayken saçların uzundu dimi"dedi,artık dalarken gözünün önünemi geldim o halimle bilmiyorum ama böyle bir soru tam uyumadan önce yüzümü gülümsetti....

banyo macerası-1

yazan Ehe : 16:28 2 yorum

Defnemi uzun zamandır yıkayamıyoruz...iyice fobi oldu ,kendini kusturana kadar ağlıyor,banyonun "b"sini duymaya tahammülü yok,Artık yasaklara kadar getirdiğim tehditler fayda etmiyor(2 hafta dondurmadan uzak kaldı ve sırf yıkanacak diye istemedi bile),baktım bu yöntemde tutmadı izin verdim artık dondurma mevsimimiz tekrar açıldı..önceden suyun içinde en azından oyun oynuyordu,bir iki kere oyun oynarken yıkayacağımızı anladı (kovaya su dolduruyoruz , bu su ile yıkarız diye) oyun sefamızda bitti..Eşim de ben de kara kara düşünüyoruz nasıl yıkayacağız bu kızı diye.."gel oyun oynayalım ,gel köpeğini yıka (kukla lif),beni yıka, yok hiç biri tutmadı)Bugün sabah kahvaltıdan sonra Defneye hiçbirşey demeden gittim bikinimi giydim, havuza su doldurdum ,Defnenin sevdiği oyuncakları yanıma aldım ,tabii gidip gelirken bikinimi görüyor,oyuncaklarını topluyorum görüyor,"havuza girmem ben seni seyredicem" dedi en önce,"seyret annecim girme"..

ben de bebekleriyle misafircilik oynuyorum :) yavaş yavaş "durun barbiler ben de geliyorrum" dedi gitti bikinisini çıkarmıştım onu giydi geldi..oynamaya başladık..üstüne hiç su gelsin istemiyor bizde getirmedik sonra köpek lifiyle sohpete başladı köpeği ben seslendiriyorum..

içimden de Allahım biz böylemi yıkanıyorduk ,5 dakka da işimiz biterdi.. gibi eskileri yaad ediyorum...

sonra çaktırmadan köpeğin ağzının içine şampuanından döktüm,Defneyi ısırıyormuş gibi yapıp 15 dak.da küçücük vücudu şampuanladım..

herşey adım adım

Defne farketti tam çıkacak,köpeğe daha önceden oyunda içirdiği yeşil çay aklıma geldi,"ayyy gel bebekleri yeşil çayla yıkamıştık ciltlerine çok iyi geldi bakalım senin de köpüklerini alırmı "diye diye bir güzel duruladım

ohhhhhhhhhhhhh.şükür vücudu yıkandı..

o kadar çok hikaye ve cümle yazdım ki bunları kitaba çevirsem paraya para demezdim ::))

neyse bu sıcakta en azından vücudu rahatladı 1-2 gün daha böyle yapıp sonra kabusum olan saçlara geçmeyi düşünüyorum

Bir banyo için eşimle planlar yapıyoruz ,kafamızda oyunlar yazıyoruz....10 dakkalık temizlik için

offff anne olmak gerçekten çok zor

sabır sabır sabır.....

10 Haziran 2009

sanal imza

yazan Ehe : 15:49 2 yorum
Uzun zamandır diğer blog ve sitelerde gördüğüm imza olayını bende blogumda uygulamak istiyordum fakat nasıl yapılacağını bilmiyordum..dün Sesiber in sitesindeki bu yazıyı okuduktan sonra,takipteyiz adında bir blogla tanıştım.Blog içeriği inanılmaz net ve anlatım herkesin anlayabileceği gibi ,tabiiki imza atma problemim bu blog sayesinde çözümledi.Html kısmında yaşadığım bir iki problemi site sahibi sade'ye danıştım... inanamadığım bir ilgi ve anında cevap ile beni çok şaşırttı.kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum . Eminim blog yapımındaki acemiliğimi sade sayesinde en aza indireceğim.....

7 Haziran 2009

scrapbooking

yazan Ehe : 23:50 8 yorum
son zamanlarda internette en çok aradığım konulardan biri de scrapbooking, tesadüf eseri tanıştım ve yine tesadüf eseri bu konu ile ilgili bir program buldum.Adı smilebox ...içinde hazır scrapbook şablonları var ve birkaçta site buldum bedava scrapbooking temaları indirebiliyorsunuz...ama en kapsamlısı bu site .İlk deneme olarak Babalar gününü düşünerek eşime bir tane hazırladım..bence ilk deneme için fena olmadı..Heyecanlı bir yapıya sahip olduğum için dayanamayıp eşime gösterdim..O da çok beğendi bir iki eksik buldu ama o kadar da olur...(bu arada bulduğu eksik benim fotoğrafımın olmaması :))

4 Haziran 2009

parmak boyası

yazan Ehe : 14:38 2 yorum
pazar günü Defne için parmak boyası aldık..bayıldı ..tabii biz iki koca çocukta dururmuyuz bizde elimizin heryerini boyayıp ortak bir çalışma ortaya çıkardık ...kral-kraliçe veee prensesin elleri karışınca böyle bir tablo oluştu...
babamız ne kadar renkleri beğenmese de(kendisi beşiktaşlı) ben çok beğendim...





12 Mayıs 2009

Zaman.......

yazan Ehe : 14:16 5 yorum
Zamanın bu kadar hızlı geçtiğini gerçekten farketmemiştim.Çoookmu meşgulüm ,hayır belki hep doğduğum yılı söylediğimden,belki de aynada hala kendimi güzel gördüğümden :)),belki de içimdeki çocuk sayesinde ,
hep üniversite yıllarında gibi hissediyordum kendimi.....
6 Mayıs'ta Defnemi başka bir okula götürdük ve oradan (şükürler olsun)memnun kaldı ,dolayısıyla bizde memnun kaldık,kayıt için birkaç belge istediler,nüfus cüzdanı bilgileri de bunun içinde, o ana kadar herşey normaldi,bilgileri doldururken farkettim ki artık bir insan yavrusunun kimliğinde ANNE ADI:... kısmında benim adım yazıyor ......
İşte o an artık üniversite yıllarının üzerinden çoookkkk zaman geçtiğini farkettim,birden gözünün önünde flaş patlar ya öyle oldum ,artık anneyim,artık bir eşim,artık yeğenlerimin yengesiyim,sokaktaki veya parktaki bazı yaş kavramı olmayan veletlerin de teyzesiyim...:)

ah ah zaman ne olur bu kadar hızlı akma...
ya da aktığını bize noolur kanıtlamaya çalışma.....

5 Mayıs 2009

hıdrellez

yazan Ehe : 17:38 0 yorum

Trakya'da hıdrellez daha bir kutlanır sanki ,ya da ben orada büyüdüğüm için öyle geliyor.. aslında bir çok yeri gezdim ama denk gelmedim hiç.. Hıdrellez yaklaştıkça dizilerde de bu geleneği devam ettiriyorlar...,Aşkı memnu,Yol arkadaşım vs.(bu arada seyrettiğim dizilerde belli oldu :)).Küçükken anneannemler Kırklareli'nde oturuyordu ve bütün sülale pikniğe giderdik,ipler atlanır,salıncaklar kurulur,yakan top oynanır.......
güzel günlermişşş....,ama ben hiç oraya buraya çer çöp bağladığımızı hatırlamıyorum..belki de büyükler yapıyordu ..amaaa en keyiflisi ATEŞTEN atlamaktı..hele ateş büyükse onun üstünden "aman bitarafım tutuşmadan ,rezil olmadan geçebilsem şu ateşi"diye düşünüp ,yaaa Allah diyerek o küçük bacaklarla atlamak çook eğlenceliydi,
Nette gezerken farkettim ki bir sürü inanç var hıdırellez ile ilgili..

gül ağacına para bağlamak,dilek yazıp asmak...

yere dileklerini çizmek,maketini yapmak...

birde ilk defa duyduğum; soğan bağlamak varmış sevgili sesiber in sitesinde öğrendim...

Kimbilir daha neler neler vardır...

Ben bu tip olumlu inanışları çok seviyorum, o gün geldiğinde insanlar 1-2 saat bile olsa hep olumlu şeyler düşünüyorlar..bu harika birşey
ve en önemlisi Bahar geliyorrrr...(bu herkes için sevindirici)
bir de bizim ailemiz için çook önemli ve de sevindirici bir olay var ki o da canım ,ruhum ,meleğim ve en büyük mucizem Defnemin doğum günü..
Kızım 2006 mayısın 6'sında baharla beraber gözünü dünyaya açtı....
İnşallah hayatı boyunca yaşadığı her olay ve önüne çıkan her engel bahar gibi ferah ,huzurlu,aydınlık olur..........

İYİKİ DOĞDUN VE DE ANNE OLARAK BENİ SEÇTİN MELEĞİM...



4 Mayıs 2009

2.MİM :))

yazan Ehe : 11:49 3 yorum
Sevgili enerji,ye teşekkür ederim beni MİMlemiş...
.1-Yıl sonunda zengin olmak koşuluyla bir yıl boyunca her gece kabus görmek istermiydiniz?
Hayır istemezdim,gördüğüm rüyalardan etkilenen biriyim,o yüzden para için psikolojimi bozamam...
2-Kör olmak ve sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız?
öyle bir seçim taabii ki yapmam ama dünyayı,sevdiklerimi duymaktan ziyade görmek istedim herhalde ...
3-Öleceğiniz anı bilmek istermiydiniz?
Şöyle 80-90 yaşlarıma denk geliyorsa bilmek istedim, ama yarın öbürgüne denk gelecekse hayır istemezdim,yapmak istediğim çok şey var çünkü....
4-Bu gecenin son geceniz olduğunu öğrenseniz birine söyleyemediklerinizden dolayı üzülürmüydünüz?
son gecem olduğunu öğrensem,kime ne söyleyemedim diye düşüneceğimi pek sanmıyorum,ama kızımın daha fazla yanında olamayacağım için çok üzülürdüm
5-Eviniz yanıyor aileniz ve siz kurtuldunuz, son bir kez daha eve girme şansınız olsa neyi kurtarırdınız?
fotoğraf albümlerimi,onlar benim için çok değerli,geçmişimin tek somut kanıtı..
bende aşağıdaki arkadaşlarımı mimliyorum
nihal
aysed

keops

23 Nisan 2009

Kaplıca maceramız..2009.

yazan Ehe : 15:42 12 yorum
Kuzuluk kaplıcalarına ayak bastık..Hoşgeldik..

Bizi bu muhteşem laleler ve alttaki adını bilmediğim mükemmel çiçekler karşıladı :)



Evimize yerleştikten sonra hemen kendimizi dışarı attık,babası Defneme futbobolu(futbol topu)ile vuruşlar öğretiyor...

Şelale isimli çay bahçesindeki ördekler muhteşem,ama artık fobilerime ördekler de eklendi ,çünkü çayımı yudumlarken bir tane ördek uçup kafama ayak attı :)) evet kafama vurdu ,çay üstüme döküldü,yandım....:(
artık ördeklere 2m.uzaktan bakıyorum...

şelaledeki köprüde çekirdek aile olarak pozlar verdik,

tabiiiki parksız olurmu..hergün 2 posta park sefamız vardı,üstündeki pançosunu (eşimin yengesi) feride yengemiz ördü,bayılıyorum pançolu haline,bu kadarmı yakışır...

Küçük bir solucanla tanıştık..
"solucan elime gelsin anne onu seveyim",
"olmaz kızım bak annesine gidiyor ,susamış ,annesi su verecek",
"nedeeennn?"...diye devam eden neden neden sorularımızla yola devam ettik...
geldiğimiz çay bahçesinde insanı nirvanaya ulaştırmak için gerekli herşey var..Hamak,salıncak,Semaver(ki benim için en önemlisi),muhteşem hava,sessizlik(o kadar kalabalık olmasına rağmen),gözleme....
teyzesine ninni söylerken...

papatyalardan fallar baktık...:)

İşte bu fotoğrafa bayılıyorum..
Kızımın inanılmaz bir yeşil hastalığı başladı herşey yeşil olacak..
topu,tokaları,elbiseleri
köpek alalım mı?diyoruz "evet ama yeşil olsun" diyor...
Evimizin balkonunda kırlangıçlar yuva yapmış..
dakikalarca yuvaya bir kırlangıç girse ya da çıksa diye beklerken Defne "anne ben çekicem"diyip makinayı elimden aldı ve deklanşöre bastı......
Sonuç bu fotoğraf :))
dakikalarca bekleyen benim çeken Defne :)
resimlerin yeri karışmıs :)
bu da hiç yanlarından ayrılmadığımız gözlemeci teyzemiz..

Gök kuşağı diye doğayla iç içe her türlü etli yiyeceği de bulabileceğin bir yere gittik..
Aşık oldum yere o kadar güzeldi ki..
Parkın yanındaki ağaçta bir ağaç ev var ve bunun gibi bir sürü...

en çok da bu ağaç evde etkilendim..
yeşilin mükemmeliğine bakarmısınız
Hayret ilk defa eşimle beraber bir fotoğrafımızı beğeniyorum
(Bu Emre'den değil,kendimi beğenmememden kaynaklanıyor)

Su ,çivi gibi ama Defne hanım abiler suya giriyor ya ilaa o da girecek...
Caydıramadık bir türlü ve Defne kazandı.
"anne çok soğukmuş"diyor ama sudan da çıkmıyor
(geçen sene Buz gibi diyemezdi "Buskin" derdi çok hoşuma gittiği için yazmak istedim :) )

Babamızla beraber dereye taş attıktan sonra,keyif yaparken...

İşte yakışıklı babam,yine yakışıklı eşim,ve prensesim Defne
(Defne'ye bir türlü gülerken poz verdiremedim, inat ya,peyynniirrr de annecim diyince hoşuna gitti...)

Bence güzel ama bir o kadar da defne'nin huysuzlukları yüzünden üzücü bir 10 gün geçirdim ama geriye baktığımda sadece güzel dakikalar aklımda kalmış...demek ki gitmekle iyi etmişim :))

22 Nisan 2009

balomu...ne balosu?

yazan Ehe : 15:19 0 yorum
Sabah güzelce kalkıp kahvaltımızı ettik,koştur kovalamaca cicilerimizi giydik,yaşasın bugün Rapunzelin,külkedisinin gittiği gibi bizde baloya gideceğiz.heyooo....Kreşimizin kapısınına geldik öğretmenimiz karşıladı ,destur daha içeri girmeden Defnecik ağlamaya başladı,"bak kızım ne güzel oyun oynuyorlar"derken ben,öğretmeni de "gel seni kelebek yapalım" diyor,"ay bak ne harika dimi aşkım" Defne sadece ağlıyor ve "ben annemi istiyorum "diyor, bacağıma sarılmış durumdayken...
Naaapalım bizde aldık kolumuza kızımızı tıpış tıpış evimize döndük...
Balo oldu mu?Nooldu...birşey anlamadık yani.
Naapalım alışacak bir gün elbet...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

defnenin dünyası Copyright © 2010 Designed by Ipietoon Blogger Template Sponsored by Emocutez